8 Ekim 2024
Weekend phrasal verbs

Hafta sonları dinlenmek, eğlenmek ve yapılacak işlerden biraz uzaklaşmak için harika bir zaman. Hafta sonunu planlarken sık başvurduğumuz phrasal verbs, yani fiil öbekleri, İngilizce'de çok önemli bir yere sahip. 'Hang out' (takılmak), 'sleep in' (geç saatlere kadar uyumak) ve 'catch up' (birikmiş işleri veya sohbetleri tamamlamak) gibi öbekler hafta sonunu anlatırken karşına çıkıyor. Hafta sonu aktivitelerini ifade etmek için kullanabileceğin yaygın öbeklere göz atalım.
Weekend phrasal verbs

-
Night in: Evde geçirilen gece, zamanını evde geçirmek
-
Night out: Dışarıda geçirilen gece, zamanını dışarıda geçirmek
-
To clean up: Temizlemek
-
To tidy up: Düzenlemek
-
To stay in: Evde kalmak
-
To chill out: Rahatlamak, dinlenmek
-
To wind down: Sakinleşmek, rahatlamak
-
To have someone over: Birini misafir etmek
-
To flick through: Hızlıca göz atmak
-
To meet up (with): Buluşmak
-
To catch up (with): Bir arayı kapatmak, birinin halini hatırını sormak
-
To run into: Karşılaşmak, rastlamak
-
To bump into: Tesadüfen karşılaşmak

Örnek Cümleler
-
We decided to have a night in and watch movies.
Evde kalıp film izlemeye karar verdik. -
We had a fun night out with friends at the new restaurant.
Yeni restoranda arkadaşlarla eğlenceli bir gece geçirdik. -
We need to clean up the kitchen after dinner.
Akşam yemeğinden sonra mutfağı temizlememiz gerekiyor. -
I need to tidy up my room before guests arrive.
Misafirler gelmeden önce odamı düzenlemem gerekiyor. -
I prefer to stay in and read a book rather than going out tonight.
Bu gece dışarı çıkmak yerine evde kalıp kitap okumayı tercih ediyorum. -
After a long week, I just want to chill out this weekend.
Uzun bir haftadan sonra bu hafta sonu sadece rahatlamak istiyorum. -
Listening to music helps me wind down after a busy day.
Müzik dinlemek, yoğun bir günün ardından sakinleşmeme yardımcı oluyor. -
We’re having some friends over for dinner tonight.
Bu akşam arkadaşlarımızı yemeğe davet ettik. -
I flicked through the magazine while waiting at the doctor's office.
Doktorun ofisinde beklerken dergiye hızlıca göz attım. -
Let's meet up with Sarah after work for coffee.
İşten sonra Sarah ile buluşup kahve içelim. -
I haven’t seen her in years, so we need to catch up.
Yıllardır onu görmedim, bu yüzden hal hatır sormalıyız. -
I ran into an old friend at the mall yesterday.
Dün alışveriş merkezinde eski bir arkadaşıma rastladım.