15 Ekim 2024
Vocabulary Related To Ambitions

Hedeflerimize ulaşma yolunda bizi motive eden en önemli şeylerden biri, arzularımız ve hedeflerimiz. İngilizce'de "ambition" etrafında şekillenen birçok ifade var: "set your sights on" (gözünü dikmek), "aspire to" (heves etmek) ya da "drive for success" (başarı için çaba göstermek) gibi. Bu yazıda "ambition" kavramı etrafındaki önemli kelimelere ve günlük kullanımlarına bakıyoruz.
Vocabulary Related To Ambitions

-
To crave: Çok istemek, can atmak
-
To hanker after: Bir şeyi çok arzulamak
-
To be in the spotlight: İlgi odağı olmak
-
To be the centre of attention: Dikkatlerin merkezi olmak
-
To be held in high esteem: Yüksek saygı görmek
-
To be renowned (for): Bir şeyle ünlü olmak
-
To become an overnight success: Bir gecede ünlü olmak
-
To shoot to fame: Bir anda şöhrete kavuşmak
-
To be set on something: Bir şeyi kafaya koymak
-
To have aspirations: Hedefleri, büyük beklentileri olmak

Örnek Cümleler:
-
After a long day at work, I crave some peace and quiet.
İşte uzun bir günün ardından huzur ve sessizlik için can atıyorum. -
He always hankered after a life of adventure and travel.
O her zaman macera ve seyahat dolu bir hayatı arzulardı. -
As an actor, she loves being in the spotlight.
Bir oyuncu olarak ilgi odağı olmayı çok seviyor. -
At the party, she was the centre of attention with her bright dress.
Partide parlak elbisesiyle dikkatlerin merkeziydi. -
He is held in high esteem by his colleagues for his hard work.
Çalışkanlığı nedeniyle meslektaşları tarafından yüksek saygı görüyor. -
The city is renowned for its beautiful architecture.
Şehir, güzel mimarisiyle ünlüdür. -
She became an overnight success after her first book was published.
İlk kitabı yayımlandıktan sonra bir gecede ünlü oldu. -
The band shot to fame after their song went viral.
Grup, şarkıları viral olduktan sonra bir anda şöhrete kavuştu. -
He’s really set on becoming a professional athlete.
Profesyonel bir sporcu olmayı kafaya koymuş durumda.