10 Eylül 2024
Vocabulary for TRAVEL

Seyahat etmek dünyayı keşfetmenin en heyecan verici yollarından biri 🛳️ Ancak her yeni maceraya çıkmadan önce ihtiyacınız olan şey nedir? 🧐 Elbette doğru kelimeler! Seyahat ederken doğru İngilizce kelimeleri bilmek işleri çok daha kolaylaştırır 😌 Seyahat sırasında ihtiyacınız olabilecek en temel ve faydalı kelimeleri keşfedeceğiz. Valizlerinizi hazırlayın, dil becerilerinizi de yanınıza almayı unutmayın! 🏖️
/ / / / / / / /
Vocabulary for Travel

Journey (noun) – Yolculuk
Trip (noun) – Gezi
Travel (verb) – Seyahat etmek
Voyage (noun) – Deniz yolculuğu
Cruise – Gemi turu
Package holiday – Paket tatil
City break – Kısa şehir tatili
Luxury holiday – Lüks tatil
All-inclusive – Her şey dahil
Self-catering – Kendin pişir kendin ye, kendi yemeğini kendin yapabileceğin tatil
Off the beaten track – Alışılmadık yer, bilinen turist rotalarının dışında kalan yerler
Adventure holidays – Macera tatilleri
Interrailing – Trenle Avrupa’yı dolaşmak (interrail yapmak)
Jet lag – Uçuş yorgunluğu / saat farkından dolayı biyolojik ritmin bozulması
To embark – Bir yolculuğa çıkmak, gemiye binmek

Örnek Cümleler
-
**Journey (noun):
The journey to the mountains took us six hours.
**Dağlara olan yolculuk altı saat sürdü. -
**Trip (noun):
We had a great trip to Paris last summer.
**Geçen yaz Paris'e harika bir gezi yaptık. -
**Travel (verb):
I love to travel to new countries and experience different cultures.
**Yeni ülkelere seyahat edip farklı kültürler deneyimlemeyi seviyorum. -
**Voyage (noun):
The voyage across the Pacific was long and tiring.
**Pasifik’i geçmek uzun ve yorucu bir deniz yolculuğuydu. -
**Cruise:
We went on a Mediterranean cruise last year.
**Geçen yıl Akdeniz’de bir gemi turuna çıktık. -
**Package holiday:
We booked a package holiday to Spain, everything was included.
**İspanya’ya paket tatil ayarladık, her şey dâhildi. -
**City break:
A quick city break to Rome is just what I need!
**Roma’ya kısa bir şehir tatili tam da ihtiyacım olan şey! -
**Luxury holiday:
They went on a luxury holiday to the Maldives.
**Maldivler’e lüks bir tatile gittiler. -
**All-inclusive:
We stayed at an all-inclusive resort, so all our meals were covered.
**Her şey dâhil bir tatil köyünde kaldık, bu yüzden tüm yemeklerimiz karşılandı. -
**Self-catering:
We rented a self-catering villa for our family holiday.
**Aile tatilimiz için kendi yemeğimizi yapabileceğimiz bir villa kiraladık. -
**Off the beaten track:
We love exploring places off the beaten track, away from tourists.
**Turistlerden uzak, pek bilinmeyen yerleri keşfetmeyi seviyoruz. -
**Adventure holidays:
Adventure holidays are perfect for thrill-seekers who love the outdoors.
**Macera tatilleri, doğayı ve heyecanı sevenler için mükemmeldir. -
**Interrailing:
They spent the summer interrailing through Europe.
**Yaz boyunca Avrupa’yı trenle dolaşarak geçirdiler. -
**Jet lag:
I had terrible jet lag after my flight from New York to Tokyo.
**New York'tan Tokyo'ya olan uçuşumdan sonra fena halde uçuş yorgunluğu yaşadım. -
To embark:
We are about to embark on a new journey across the Atlantic.
Atlantik’i aşacak yeni bir yolculuğa çıkmak üzereyiz.