← Blog'a Dön

17 Eylül 2024

Collocations with THINK

Collocations with THINK

"Think" fiili, İngilizce'de en sık kullanılan kelimelerden biri ve çeşitli anlamlara bürünerek farklı ifadeler oluşturur. Peki "think" ile hangi kelimeler birlikte kullanılır? "Think big" ile büyük düşünmeyi ifade edebilir, "think twice" ile bir karar almadan önce durup tekrar düşünebilirsin. Bu yazıda "think" ile kullanılan en yaygın kelime gruplarına bakıyoruz.


Collocations with THINK

Think hard - Çok düşünmek, kafa yormak

Think badly of/about - Kötü düşünmek

Think out loud - Yüksek sesle düşünmek

Think twice/again - İki kere düşünmek, tekrar düşünmek

Think positive/positively - Olumlu düşünmek

Think straight - Düzgün düşünmek

Think for yourself - Kendi başına düşünmek

Think carefully - Dikkatlice düşünmek

Think big - Büyük düşünmek

I dread/hate/shudder to think - Düşünmek bile istemiyorum / Ürperiyorum / korkarım ki

Örnek Cümleler
  1. **I had to think hard before making that decision.
    **Bu kararı vermeden önce çok düşünmem gerekiyordu.

  2. **I don’t want you to think badly of me after what happened.
    **Olanlardan sonra hakkımda kötü düşünmeni istemiyorum.

  3. **Sorry, I was just thinking out loud.
    **Üzgünüm, sadece yüksek sesle düşünüyordum.

  4. **You should think twice before quitting your job.
    **İşini bırakmadan önce iki kere düşünmelisin.

  5. **Even in difficult times, it’s important to think positively.
    **Zor zamanlarda bile olumlu düşünmek önemlidir.

  6. **I’m so tired that I can’t even think straight.
    **O kadar yorgunum ki düzgün düşünemiyorum.

  7. **It’s time to stop relying on others and think for yourself.
    **Başkalarına güvenmeyi bırakıp kendi başına düşünmenin zamanı geldi.

  8. **You need to think carefully before making such a big decision.
    **Bu kadar büyük bir karar vermeden önce dikkatlice düşünmelisin.

  9. **If you want to succeed, you have to think big.
    **Başarılı olmak istiyorsan büyük düşünmelisin.

  10. **I dread to think what would happen if we lost the contract.
    **Sözleşmeyi kaybedersek ne olacağını düşünmek bile istemiyorum.